Maskeyi tak, dünyaya dal: Ege’de sığ sularda rengârenk balıkların peşine düşeceğiniz gizli koylar

A

Admin

Yönetici
Yönetici
İrem KAYA - EGE TELGRAF/ Türkiye kıyılarında şnorkel takıp sadece birkaç kulaç atarak ulaşabileceğiniz rengârenk bir su altı dünyası var. Sığ sularda bile mercan benzeri kaya oluşumları, yosunlarla kaplı taşlar ve onların arasında yaşayan balık sürüleri keşfe hazır bekliyor. Tatilinizi farklı kılmak için mikro resiflerin saklandığı koylara dalış yapmak, bambaşka bir dünyanın kapısını aralıyor.

Şnorkel, tüplü dalışa gerek kalmadan denizin altındaki yaşamı gözlemlemenin en kolay yoludur. Yalnızca bir maske, palet ve nefes tüpüyle yüzeyde kalırken, denizin hemen altındaki renkli dünyaya açılabilirsiniz. Türkiye kıyıları bu anlamda tam bir açık hava akvaryumudur; balık sürülerinden deniz çayırlarına, minik yengeçlerden kayalara tutunmuş deniz yıldızlarına kadar her şey gözlerinizin önünde belirir.

KUZEY EGE’DE MİKRO RESİFLERİN İNCİLERİ


Kuzey Ege, özellikle Bozcaada ve Ayvalık kıyılarıyla şnorkel tutkunları için eşsiz bir bölgedir. Bozcaada’nın Akvaryum Koyu, adını boşuna almamıştır; masmavi suyun altında küçük balık sürüleri, ışıltılı taşlar ve yosunlarla kaplı kaya oyukları keşfedilmeyi bekler. Ayvalık’ın Cunda Adası çevresinde ise sığ sularda bile çeşit çeşit deniz canlısı görmek mümkündür. Patriça ve Ortunç koylarında şnorkelle gezerken küçük resif oluşumları adeta elinizin altında uzanır.

İZMİR’İN SAKLI KÖŞELERİ


İzmir kıyılarında şnorkel için en uygun noktalar genellikle sakin koylardır. Eski Foça’nın kayalık kıyıları, balık çeşitliliği açısından zengindir. Sığ sularda taşların arasına saklanan ahtapotları, yosunların arasında dolaşan kefal sürülerini görmek mümkündür. Urla’nın küçük koyları ise berraklığıyla dikkat çeker; özellikle akşamüstü güneşi suya vurduğunda su altı dünyası cam gibi görünür hale gelir.

AKDENİZ’İN GÖZDESİ


Şnorkel denilince Türkiye’de ilk akla gelen yerlerden biri Kaş’tır. Kaputaş Plajı’nın hemen açığında bile rengârenk balık sürüleri ve su altı mağaraları görülebilir. Kekova çevresindeki koylarda ise hem tarihi batıklar hem de yosunlarla kaplı kayalar arasında yaşayan su canlıları göz kamaştırır. Bu bölge, şnorkel yapanlara hem tarih hem de doğa sunar.

Ege Telgraff (2)


DALGASIZ KOYLARDA KEŞİF KOLAYLIĞI


Şnorkel için en ideal ortam, dalgasız ve berrak sulardır. Bu yüzden poyraza veya lodosa kapalı koylar, deniz altındaki dünyayı net görmek için eşsizdir. Sığ sularda güneş ışığı dibe kadar ulaşır ve mikro resiflerin her detayı gözler önüne serilir. Çocuklu aileler için de güvenli bir ortam sağlayan bu koylar, hem yüzme hem de keşif keyfini aynı anda yaşatır.

TATİLİNİZİN VAZGEÇİLMEZİ OLSUN


Şnorkelle yapılan keşifler, sıradan bir deniz tatilini unutulmaz bir serüvene dönüştürür. Her kulaçta karşınıza yeni bir balık sürüsü, yosunların arasına saklanmış bir canlı ya da güneşin ışığını yansıtan kayalar çıkar. Mikro resifler, Türkiye kıyılarında herkesin birkaç adım ötesinde gizlenen bir hazine gibidir. Maske ve şnorkel çantanızda yer aldığı sürece, tatiliniz yalnızca yüzmekten ibaret olmaz; aynı zamanda yeni bir dünyanın kapıları açılır.
 
Geri
Üst