A
Admin
Yönetici
Yönetici
Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ İzmir’den yola çıkıp sadece yarım saat içinde bambaşka bir dünyaya geçiyorsun. Çeşme’nin bilinen kalabalığından bir nebze uzak ama onun ferahlığını ve güzelliğini fazlasıyla taşıyan bir plaj burası: Pırlanta. İsmini, güneş ışığı kumsala vurduğunda parlayan tanelerinden alıyor. Şehirden bu kadar kısa sürede ulaşabilmek, günübirlik tatiller için onu adeta “kurtarıcı” yapıyor.
Pırlanta Plajı’na sabah erken saatlerde gittiğinde seni neredeyse göl gibi bir deniz karşılıyor. Kıyı dümdüz, taban tamamen kum ve deniz sığ. Çocuklu aileler için en güvenli seçeneklerden biri olması tesadüf değil. Sabah saatlerinde denizin üzeri çarşaf gibi, dalgasız ve durgun. Öğleye doğru rüzgâr yavaş yavaş çıkmaya başlıyor, suyun yüzeyinde küçük dalgacıklar oluşuyor. Bu dalgalar, kavurucu sıcağı kırarak plajı daha da ferahlatıyor
Pırlanta’nın bir başka özelliği de kumsalının genişliği. Çeşme’nin pek çok sahilinde insanlar dip dibe uzanırken, burada hâlâ nefes alacak alan bulmak mümkün. Gözünün önünde kesintisiz uzanan bir ufuk çizgisi var. Bu ferahlık, sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da dinlendirici. Kendine bir köşe seçip gün boyu şemsiye ve havlunla vakit geçirebilirsin. Kalabalık hissi yaratmayan nadir sahillerden biri olması, Pırlanta’yı Çeşme’nin pırlantası hâline getiriyor.
Plajda bazı işletmeler bulunuyor ama hâlâ şezlongsuz, bakir şeritler mevcut. Yanına kendi şemsiyeni alıp dilediğin gibi yerleşebilirsin. Bu da Pırlanta’yı özellikle uygun fiyatlı deniz arayanların gözdesi yapıyor. Giriş ücreti yüksek beach club’lara alternatif arayan gençler, aileler ve yalnız tatilciler için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Masraf yapmadan, yalnızca denizin ve kumsalın tadına varabileceğin bir sahil.
Kum tabanlı ve sığ deniz, çocuklarla gelen aileler için en büyük avantaj. Çocuklar gönül rahatlığıyla denizde oynayabiliyor, ebeveynler de kıyıda kolayca gözetim sağlayabiliyor. Deniz derinleşmediği için hem güvenli hem de keyifli. Özellikle sabah saatlerinde suyun berraklığı ve sakinliği sayesinde çocuklar için adeta doğal bir oyun alanı oluşuyor.
Pırlanta yalnızca sakinlik isteyenlere değil, su sporlarına meraklı olanlara da hitap ediyor. Öğleden sonra çıkan rüzgâr, plajın açık bölümlerini sörfçülerle dolduruyor. Rüzgâr sörfü ve kite surf meraklıları için burası Çeşme’nin önemli duraklarından biri. Sporcuları izlemek bile başlı başına bir keyif; ufukta rengârenk yelkenler süzülürken sen sahilde serinliğin tadını çıkarabiliyorsun. Yüzmek isteyenler için ayrılmış şeritlerse güvenliği sağlıyor.
Çeşme’nin merkezine çok yakın olmasına rağmen Pırlanta, fiyatlar açısından daha erişilebilir durumda. Plaj çevresinde küçük kafeler, gözlemeciler ve büfeler bulunuyor. Yüksek fiyatlı beach menüleri yerine uygun fiyatlı atıştırmalıklarla günü geçirebilirsin. Dilersen kendi hazırlığını yapıp, yiyecek ve içeceklerini getirerek tamamen masrafsız bir gün de geçirebilirsin.
Pırlanta Plajı günün sonunda da büyüleyici bir sürpriz yapıyor. Akşam güneşi ufka yaklaşırken, kumların üzerindeki yansımalar pırlanta gibi parıldıyor. Denizin rengi turkuazdan mora, sonra da kızıl tonlara dönüyor. Bu ışık oyunları plaja adını veren ışıltının gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor. Gün batımını burada izlemek, tüm yorgunluğu alıp yerine huzur bırakıyor.
Ne kalabalık Alaçatı ne de pahalı beach club’lar… Pırlanta Plajı, İzmir’e yarım saat mesafede, göl gibi denizi, geniş kumsalı, şezlongsuz şeritleri ve uygun fiyatlı yapısıyla günübirlik tatilin en pratik adreslerinden biri. Aileler için güvenli, gençler için ekonomik, yalnız gidenler içinse sessiz bir huzur noktası. Çeşme’nin kalabalığından yorulanlar için Pırlanta, adının hakkını veriyor: basit ama göz alıcı bir değer.
GÖL GİBİ DENİZİN SAKİNLİĞİ
Pırlanta Plajı’na sabah erken saatlerde gittiğinde seni neredeyse göl gibi bir deniz karşılıyor. Kıyı dümdüz, taban tamamen kum ve deniz sığ. Çocuklu aileler için en güvenli seçeneklerden biri olması tesadüf değil. Sabah saatlerinde denizin üzeri çarşaf gibi, dalgasız ve durgun. Öğleye doğru rüzgâr yavaş yavaş çıkmaya başlıyor, suyun yüzeyinde küçük dalgacıklar oluşuyor. Bu dalgalar, kavurucu sıcağı kırarak plajı daha da ferahlatıyor
GENİŞ KUMSAL, FERAH UFUK
Pırlanta’nın bir başka özelliği de kumsalının genişliği. Çeşme’nin pek çok sahilinde insanlar dip dibe uzanırken, burada hâlâ nefes alacak alan bulmak mümkün. Gözünün önünde kesintisiz uzanan bir ufuk çizgisi var. Bu ferahlık, sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da dinlendirici. Kendine bir köşe seçip gün boyu şemsiye ve havlunla vakit geçirebilirsin. Kalabalık hissi yaratmayan nadir sahillerden biri olması, Pırlanta’yı Çeşme’nin pırlantası hâline getiriyor.
ŞEZLONGSUZ ŞERİTLERİN HUZURU
Plajda bazı işletmeler bulunuyor ama hâlâ şezlongsuz, bakir şeritler mevcut. Yanına kendi şemsiyeni alıp dilediğin gibi yerleşebilirsin. Bu da Pırlanta’yı özellikle uygun fiyatlı deniz arayanların gözdesi yapıyor. Giriş ücreti yüksek beach club’lara alternatif arayan gençler, aileler ve yalnız tatilciler için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Masraf yapmadan, yalnızca denizin ve kumsalın tadına varabileceğin bir sahil.
AİLELER İÇİN GÜVENLİ SEÇENEK
Kum tabanlı ve sığ deniz, çocuklarla gelen aileler için en büyük avantaj. Çocuklar gönül rahatlığıyla denizde oynayabiliyor, ebeveynler de kıyıda kolayca gözetim sağlayabiliyor. Deniz derinleşmediği için hem güvenli hem de keyifli. Özellikle sabah saatlerinde suyun berraklığı ve sakinliği sayesinde çocuklar için adeta doğal bir oyun alanı oluşuyor.
RÜZGARLA GELEN SPORLAR
Pırlanta yalnızca sakinlik isteyenlere değil, su sporlarına meraklı olanlara da hitap ediyor. Öğleden sonra çıkan rüzgâr, plajın açık bölümlerini sörfçülerle dolduruyor. Rüzgâr sörfü ve kite surf meraklıları için burası Çeşme’nin önemli duraklarından biri. Sporcuları izlemek bile başlı başına bir keyif; ufukta rengârenk yelkenler süzülürken sen sahilde serinliğin tadını çıkarabiliyorsun. Yüzmek isteyenler için ayrılmış şeritlerse güvenliği sağlıyor.
UYGUN FİYATLI SEÇENEKLER
Çeşme’nin merkezine çok yakın olmasına rağmen Pırlanta, fiyatlar açısından daha erişilebilir durumda. Plaj çevresinde küçük kafeler, gözlemeciler ve büfeler bulunuyor. Yüksek fiyatlı beach menüleri yerine uygun fiyatlı atıştırmalıklarla günü geçirebilirsin. Dilersen kendi hazırlığını yapıp, yiyecek ve içeceklerini getirerek tamamen masrafsız bir gün de geçirebilirsin.
GÜN BATIMINDA PIRLANTA IŞILTISI
Pırlanta Plajı günün sonunda da büyüleyici bir sürpriz yapıyor. Akşam güneşi ufka yaklaşırken, kumların üzerindeki yansımalar pırlanta gibi parıldıyor. Denizin rengi turkuazdan mora, sonra da kızıl tonlara dönüyor. Bu ışık oyunları plaja adını veren ışıltının gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor. Gün batımını burada izlemek, tüm yorgunluğu alıp yerine huzur bırakıyor.
ÇEŞME’NİN EN DOĞAL PIRLANTASI
Ne kalabalık Alaçatı ne de pahalı beach club’lar… Pırlanta Plajı, İzmir’e yarım saat mesafede, göl gibi denizi, geniş kumsalı, şezlongsuz şeritleri ve uygun fiyatlı yapısıyla günübirlik tatilin en pratik adreslerinden biri. Aileler için güvenli, gençler için ekonomik, yalnız gidenler içinse sessiz bir huzur noktası. Çeşme’nin kalabalığından yorulanlar için Pırlanta, adının hakkını veriyor: basit ama göz alıcı bir değer.