Cüzdanı yormayan hayat kahvehanede!

A

Admin

Yönetici
Yönetici
Nihat AK-EGETELGRAF/İzmir Kahveciler Esnaf Odası, binlerce öğrenciyi hem hesaplı fiyatlarla ağırlayacak hem de geleneksel lezzetleri modern sunumlarla buluşturacak yeni nesil kahvehaneler için düğmeye bastı.

‘STATÜ DEĞİL SAMİMİYET’

Kafelerde oturup pahalı meşrubatlar içmenin bir statü göstergesi olmadığını vurgulayan İzmir Kahveciler Odası Başkanı İsmail Hakkı Kırdı, “Ekonomik şartlar hepimizi zorluyor. Aileler evlatlarının cebine eskisi kadar harçlık koyamıyor. Öğrencilik kolay değil… Hele büyükşehirde okuyan gençler için her kuruşun hesabı önemli. Ama gençlik de bir araya gelmeden, muhabbet etmeden olmaz. Bugün görüyoruz ki bazı evlatlarımız, ceplerindeki son parayla pahalı kafe zincirlerine gidip orada olmakla kendilerine bir değer biçiyor. Oysa bilseler ki esas değer, bir fincan kahvenin kırk yıl hatırında; esas kıymet, samimiyetin mayasında… Biz kahveciler, yüzyıllardır insanları aynı masa etrafında buluşturan bir geleneğin emanetçileriyiz. Kahvehaneler, gençlerin sıcacık bir ortamda uygun fiyata çayını, kahvesini içip saatlerce oturabildiği yerlerdir. Kimseye saati sorulmaz, kıyafetine bakılmaz, cüzdanı tartılmaz.

İsmail Hakkı Kırdı-2



Bugün biz diyoruz ki: Gençlerimiz ne yalnız kalsın, ne de kendini dışlanmış hissetsin. Kahve yine bahane, muhabbet her daim şahane.15 TL’lik bir bardak çayın yanında TV, gazete, tuvalet, oyun ve sohbet bedava. Hem bütçeye dost, hem gönüle hitap eden kahvehanelerimizle, yeni döneme hazırız. Kapımız da gönlümüz de evlatlarımıza sonuna kadar açık” dedi.

GÖNÜLLERİN BULUŞMASI


Kahvehane kültürünün yaşaması gerektiğine dikkat çeken Başkan Kırdı, “Kahvehaneler bizim kültürümüzde sadece çay-kahve içilen yerler değildir. Burası, komşunun komşuya halini sorduğu, bir taburede saatlerce dertleşildiği, gazete sayfalarının paylaşılırken fikirlerin de paylaşıldığı bir ocaktır. Osmanlı’dan bu yana, meddahından âşığına, siyasetinden sohbetine kadar her şeyin konuşulduğu, gönüllerin birleştiği yer olmuştur kahvehaneler. Bir yanda tavla sesi gelir, bir yanda radyodan türkü çalar. Biri ders çalışır, diğeri gazetesini okur. Herkes bir başkasının gözüne yabancı değil; burada kimse yalnız değildir. Kahvehaneler öyle yerlere benzemiyor; burada zaman durmaz ama acele de ettirmez. Bir çayın buğusunda kırk yılın hatırı saklıdır. Çünkü burası halkın evidir, mahallenin kalbidir. İşte biz de bu geleneği yaşatmak için buradayız. Kahvehaneler dün nasılsa, bugün de o sıcaklığıyla, o samimiyetiyle dimdik ayakta duruyor. Çünkü bu topraklar, kahvesiz ve muhabbetsiz kalmaz“ şeklinde konuştu.

3-408


KÜLTÜRLE DEMLENEN EĞİTİM


Yeni nesil kahveciler yetiştirmek için her fırsatı değerlendirdiklerini belirten Başkan Kırdı, “Biz sadece kahve pişiren değil, kahvenin ruhunu bilen, kültürünü taşıyan yeni nesil kahveciler, yani baristalar yetiştirmenin derdindeyiz. Bu iş, sadece bir fincan içeceği hazırlamakla bitmez. Önce işin temelini öğrenmek gerekir. Kurslarımızda gençlerimize kahvenin tarihinden başlıyoruz. Kahve nedir, nereden gelir, bizde nasıl bir kültürel yer edinmiştir… Bunları anlatarak başlıyoruz. Ardından, Arabica nedir, Robusta ne fark yaratır, çekirdeğin kalitesi nasıl anlaşılır; bunların hepsini öğretiyoruz. Demleme yöntemlerinden espressoya, Türk kahvesinin inceliklerinden filtre kahveye kadar her yöntemin teorik bilgisini veriyoruz. Hangi kahve hangi suyla, hangi sıcaklıkta, ne kadar sürede çıkar, bu işin ilmiyle yaklaşmalarını sağlıyoruz. Ekipman bilgisi de önemli. Gençlerimiz espresso makinelerinden değirmenlere kadar tüm cihazların ne işe yaradığını, nasıl kullanıldığını öğreniyor. Hijyen kurallarını, müşteriyle nasıl iletişim kuracaklarını da unutmuyoruz elbette. Biz, kahveyi bilen değil, kahveye saygı duyan ustalar yetiştiriyoruz.Çünkü bu meslek bilgiyle birleşirse, geleceği olur” şeklinde konuştu.

5-305


KÖPÜKTE USTALIK YATAR


Kahvehanecilerin kaliteli hizmet verebilmeleri için pratik eğitim sürecinden geçirilmesinin önemine değinen Başkan Kırdı, “Biz bu işi kitaptan okumakla değil, elin sıcak suya, gönlün kahveye değmesiyle öğrenilir diyoruz. O yüzden gençlerimize sadece anlatmıyoruz, birlikte yapıyoruz. Her cezvenin başına geçiyorlar, her fincanda emeğin tadını alıyorlar. Kurslarımızda uygulamalı eğitim esastır. Türk kahvesini közde nasıl köpürtürsün, espressoyu hangi basınçta çekersin, sütü nasıl kıvamında köpürtürsün, hepsini birebir elleriyle öğreniyorlar. Çekirdeği öğütmeden fincana kadar her aşamada pratik yapıyorlar. Çünkü biz biliyoruz ki bu meslek ustalık ister. Ustalık da hem bilekte, hem yürekte olur. Her gün tekrar ederler, hata yaparlar, düzeltirler, gelişirler. İşte o zaman gerçek bir barista çıkar ortaya. Çünkü bu işin tadı, el emeğinde gizlidir” ifadelerini kullandı.

KAHVE, EMEK, VEFA


Kahvehane sahiplerinin özverilerle ayakta kalabildiğini belirten Başkan Kırdı, “Bugün bir fincan kahve sadece kahve değildir; içinde alın teri, özveri ve büyük bir mücadele vardır. Biz kahvehaneciler olarak, müşterimize en iyisini sunmak için her gün görünmeyen bir savaş veriyoruz. Kiralardan yakamızı kurtaramıyoruz, kaliteli içme suyu neredeyse çayın kendisinden pahalı. Temizlik için kullandığımız şehir şebekesi suyunun faturası, dükkânın kirasına yetişiyor. Elektrik desen kabarıyor, doğalgaz desen yaz-kış fark etmiyor. Vergiler bir yandan, çay, şeker, kahve fiyatları öbür yandan cep yakıyor. İkramlarımız bile artık lüks kalem oldu. Ama ne olursa olsun, biz müşterimize mahcup olmamak için elimizi taşın altına koyuyoruz. Çünkü bu meslek sadece kazanç değil, gönül işidir. Bir tabureye oturan müşteriyle bir dost kazanırız. Bizim için en büyük kar, o dükkândan memnun ayrılan insandır. Tüm bu zor şartlara rağmen, sabah dükkânımızı açarken hâlâ en temiz fincanla, en taze çayla, en güler yüzle hizmet vermeye çalışıyoruz. Çünkü biz biliriz ki bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Ve o hatıra gölge düşürmeye hakkımız yoktur” şeklinde konuştu.
 
Geri
Üst