A
Admin
Yönetici
Yönetici
Son 15 yılda Avrupa’da kira fiyatları yaklaşık yüzde 30 artarken, birçok hane gelirinin neredeyse yarısını barınma giderlerine harcamak zorunda kalıyor. BM Konut Hakkı Özel Raportörü Balakrishnan Rajagopal, bu durumun aşırı sağın güçlenmesine yol açan en büyük iç siyasi mesele olduğunu belirtti.
Rajagopal, yaşam maliyetindeki artışın aşırı sağın yükselişinin tek nedeni olmadığını, ancak bu süreci kesinlikle körüklediğini ifade etti. Araştırmalar, artan konut maliyetleri ile aşırı sağa verilen destek arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Raportör, aşırı sağın söylemlerinin ekonomik krizlerden ziyade derin bir ırkçılıkla desteklendiğine dikkat çekerek, “Bu durum hayat pahalılığıyla ilgili değil, bir kaygıyla ilgili. Kendi ülkemizde bizim yerimizi alacakları yönünde bir kaygı var.” dedi ve bu kaygının aşırı sağcı siyasiler tarafından kötüye kullanıldığını vurguladı.
Rajagopal, konut krizinin çözümünde öncelikli olarak iki temel sorunun öne çıktığını belirtti:
Arazi yetersizliği – Özellikle yoğun nüfuslu şehirlerde yeterli arsa bulunamıyor.
Yasal koruma eksikliği – Konut haklarının anayasal güvence altında olmaması sorun yaratıyor.
Raportör, Avrupa ülkelerini konutu “anayasal bir hak” olarak tanımaya ve özel konut bakanlıkları kurmaya çağırdı.
Rajagopal, “Çok sayıda Avrupa ülkesinde konut, vatandaşların anayasal bir hakkı olarak değil, devletin bir politika hedefi olarak görülüyor. Konutla ilgili kurumsal çerçevede ciddi bir eksiklik var. Konut bakanlıklarının kapatılması buna örnek. Konutun bir hak değil bir meta olduğu yönündeki yanlış inanç, ne yazık ki önde gelen siyasi partiler tarafından yaygınlaştırılıyor.” ifadelerini kullandı.
AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ
Rajagopal, yaşam maliyetindeki artışın aşırı sağın yükselişinin tek nedeni olmadığını, ancak bu süreci kesinlikle körüklediğini ifade etti. Araştırmalar, artan konut maliyetleri ile aşırı sağa verilen destek arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Raportör, aşırı sağın söylemlerinin ekonomik krizlerden ziyade derin bir ırkçılıkla desteklendiğine dikkat çekerek, “Bu durum hayat pahalılığıyla ilgili değil, bir kaygıyla ilgili. Kendi ülkemizde bizim yerimizi alacakları yönünde bir kaygı var.” dedi ve bu kaygının aşırı sağcı siyasiler tarafından kötüye kullanıldığını vurguladı.
KONUT KRİZİNİN MERKEZİNDEKİ TEMEL SORUN
Rajagopal, konut krizinin çözümünde öncelikli olarak iki temel sorunun öne çıktığını belirtti:
Arazi yetersizliği – Özellikle yoğun nüfuslu şehirlerde yeterli arsa bulunamıyor.
Yasal koruma eksikliği – Konut haklarının anayasal güvence altında olmaması sorun yaratıyor.
Raportör, Avrupa ülkelerini konutu “anayasal bir hak” olarak tanımaya ve özel konut bakanlıkları kurmaya çağırdı.
KONUTUN METAYA DÖNÜŞMESİ
Rajagopal, “Çok sayıda Avrupa ülkesinde konut, vatandaşların anayasal bir hakkı olarak değil, devletin bir politika hedefi olarak görülüyor. Konutla ilgili kurumsal çerçevede ciddi bir eksiklik var. Konut bakanlıklarının kapatılması buna örnek. Konutun bir hak değil bir meta olduğu yönündeki yanlış inanç, ne yazık ki önde gelen siyasi partiler tarafından yaygınlaştırılıyor.” ifadelerini kullandı.