Başkan Tugay'dan iklim krizi çağrısı: “Seyirci kalırsak gelecek kötü olacak”

A

Admin

Yönetici
Yönetici
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma ve gıda güvenliği için kurduğu Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu’nun ilk toplantısını yaptı. İzmir Planlama Ajansı’nın (İZPA) kolaylaştırıcılığında ve Ulusal Tarım Gıda Birliği’nin (UTGB) katılımıyla düzenlenen toplantı “Kırsal Kalkınmada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Temel Hedefleri” başlığıyla Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, belediye bürokratları, İZTARIM AŞ yönetimi, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri, çiftçiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

27.08.2025_0556f9c2-5b17-4154-967d-d33806f6c6fd.jpg


“GENÇLER SAĞLIKSIZ BESLENİYOR”


Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim krizi ve tarımda yaşanacak zorluklara dikkat çekti. Tugay, “Nasıl besleneceğiz? Sağlıklı ürünler üretilmesi, bunların insanlara sağlıklı bir şekilde ulaşması ile ilgili ciddi bir sorunla yüz yüzeyiz. Şu anda gençler sağlıksız besleniyor. Gıda güvenliğini, beslenmenin olması gereken asgari şartlarını konuşan dahi yok. İzmir’de insanlar sağlıklı olmazsa bizim şehir olarak bir şeyleri başarmamız mümkün değil. Ondan sonra yaptığımız yolların, parkların, kültür merkezlerinin hiçbir anlamı kalmıyor. İnsanların sağlıklı ve mutlu olmasına ihtiyacımız var” dedi.

“SEYİRCİ KALIRSAK GELECEK KÖTÜ OLACAK”


İklim krizinin etkilerinin tarım ve gıda politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Tugay, “Mevcut su kaynaklarını daha verimli kullanmamız lazım. İsrafı önlememiz lazım. Ne oldu da su şimdi kayboldu? Tarımı, gıdayı sudan da iklim şartlarından da ayıramazsınız. Daha önemli bir boyutuyla sosyal yapıdan da ayıramazsınız. Köylere gittiğimizde genç görmüyoruz. Bu konuda biz kendimizi sorumlu hissediyoruz. Diyoruz ki burası bizim şehrimiz. Buna seyirci kalırsak eğer gelecek kötü olacak. Sizlerle beraber bu konular üzerinde çalışırsak doğru yaptığımızdan emin oluruz. Bu işin samimiyetinden şüpheniz olmasın. Sorun öylesine büyük ve önemli ki benzer hataları yaparsak sonucu ağır olacak” diye konuştu.

“TARIM VE GIDA KONSEYİ KURULMALI”


Başkan Tugay, kolektif bir yaklaşım gerektiğini vurguladı: “Belediye başkanlarının zincirin halkaları gibi aynı doğrultuda çalışması için bu şehrin bir kanaate ihtiyacı var. Neyin doğru olduğuna dair bütünsel, çok disiplinli bir katılımcı yapıya ihtiyaç var. Bu şehrin bir tarım ve gıda konseyi olmalı. O tarım ve gıda konseyi, buraya kim belediye başkanı olursa olsun onu karşısına almalı ve demeli ki; ‘Cemil Tugay bu projeyi başlattı, bunun devamında yapılması gereken doğru şey budur’. Böyle bir anlayışı ortaya koyabilirsek, emekler boşa gitmez.”

“BU ÇALIŞMANIN RÖNESANS GİBİ OLMASI LAZIM”


Yakın gelecekte ağır krizler yaşanacağını belirten Tugay, “Zamanla yarışıyoruz. Üç ya da beş sene içerisinde çok ağır gıda krizlerinin, çevresel krizlerin olacağını görüyoruz. Çok değil. Bu süre içerisinde bir aşama kaydetmemiz, kendimize de yol haritası çizmemiz, aşama aşama uygulamamız lazım. Bunu da sadece günlük politik hesapları olan insanların eline bırakamayacak kadar kötü bir durum yaşıyoruz. O nedenle gerçekten biraz birbirimize tutunmaya, inanmaya, destek olmaya ihtiyacımız var. Hep beraber farkındalıkla, ortak akılla yol çizme ve o yolu kararlılıkla yürümemiz lazım. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi adına size söz veriyorum; belediye bu çalışmanın çok uyumlu bir paydaşı olacak. Bu çalışmanın Rönesans gibi bir şey olması lazım” ifadelerini kullandı.

“YÜZDE YÜZ UYUMLU”


İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, toplantının İzmir Vizyon 2074 sürecine katkı sağlayacağını belirtti. Velibeyoğlu, “Gelecek vizyonuyla ilgili geçen yıl 8 Kasım’da İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi sürecini başlattık. Önümüzdeki yıl nisan ayında da tamamlayacağız. Bu yaptığımız toplantıların her birini köşe taşı gibi düşünmemiz gerekiyor. Bizim plan teknik analiz çalışmalarında belirlemiş olduğumuz temel sektörler var. Bunlardan birisi tarım, diğeri turizm. Başkanımız turizmle ilgili de koordinasyon konseyi kurdu. İki toplantı yapıldı turizmle ilgili. Şimdi de sizlerle toplantı yapıyoruz. Hem tarımda hem turizmde katılımcı yapılar oluşmaya başladı. Biz buna daha sonra konut, sanayi ve ticaret ile devam edeceğiz” dedi. Velibeyoğlu, kentte “iyi olma halini” destekleyen yaklaşımların her şeyin temelinde yer aldığını da ifade etti.

“DÖRT ANA HEDEF BELİRLENDİ”


İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Yaptığımız çalışmalarla İzmir’in kırsalını inceledik. Türkiye’deki kırsal mahallelerin yüzde 3,7’si İzmir’de yer alıyor. Temel hedeflerimizden birisi kırsaldaki genç nüfusu bu alanda tutmak. Ama maalesef İzmir’deki kırsal mahallelerde yaşayanların yüzde 20’si 65 yaş üzeri. Günümüze kadar kendiliğinden oluşan ihtisaslaşmış ürün bölgelerini ilçeler detayında çıkardık. Bunu ileride mahalle bazlı yapmayı planlıyoruz. İhtisas üretim alanlarının belirlenmesi üreticiye doğru desteklemeler yapabilmek için önemli bir çalışmaydı” dedi.

Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmadaki dört ana hedefini ise şu şekilde sıraladı: sürdürülebilir tarım, kesintisiz gıda üretimi ve gıdaya ulaşabilme; kırsalda genç nüfusun yerinde istihdamı; gıda sağlığı garantisi; kırsalda gelişmişliğin dengelenmesi.

“Öncelikli projelerimiz var. Tüm tarımın hayvancılık dahil bir fotoğrafını çıkarmak istiyoruz. Sonra çiftçide işletme analizleri yapıp destekleri ona göre vereceğiz. Kooperatifçilikle ilgili eğitimler vereceğiz. Su kaynakları, sulama ve çevresel izleme sistemleri oluşturmak istiyoruz. Biz bunları yapabilmek için önce kendimizde kurumsal yapıyı tekrar kurguladık ve çalışma grubu oluşturduk. Sizlerin de desteğiyle bu önerilerimizi hep birlikte gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“MAKRO POLİTİKALARDAN BAĞIMSIZ DEĞİL”


Ulusal Tarım Gıda Birliği adına konuşan Prof. Dr. Yaşar Uysal ise, “Tarımla, gıdayla, çevreyle ilgili sorunların çözümü, makro politikalardan, sektörel politikalardan, bölgesel politikalardan bağımsız değil. Sadece üreticiyi, ticaret kesimini baz alırsak olmaz, sadece sanayicileri alırsak da olmaz. Türkiye’de tarımın, gıdanın ve çevrenin içinde bulunduğu sorunların tek boyutlu bakış açısıyla çözülmesi mümkün değil. Biz diyoruz ki, tarımın ilgili tüm taraflarının bir araya gelmesi suretiyle tarımsal kaynakların korunmasını sağlamak, doğa ve ekolojik dengenin korunmasını sağlamak ama bunların sonucunda da gıda egemenliği ve gıda güvenliğini sağlamak önemli. Tabii ki maliyet kadar getiriyi de adil şekilde paylaşmak için çabalıyoruz” diye konuştu.
 
Geri
Üst